15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişimi halkın da olağanüstü çabası ve desteğiyle bastırıldı. Evlerinden sokağa çıkan halk, darbeci askerlerin müdahale ettiği her yere büyük bir cesaretle giderek, direnerek darbenin başarılı olmasına engel oldu.
15 Temmuz akşamından beri, halk özellikle akşamları demokrasi nöbetine devam ediyor.
Ataşehirlilere, 15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişimiyle ilgili düşüncelerini sorduk.
"Memleketimizi savunmak görevimiz"
Yanına yaklaştığımız 60 yaşlarındaki ilk Ataşehirli, "Aslında konuşacak çok şey var. Fakat..." diyor ve ekliyor: "En iyisi konuşmamak..."
Tam arkasını dönmüş giderken de geri geliyor ve adını yazmamam koşuluyla konuşacağını söylüyor.
İşte adını vermek istemeyen Ataşehirli vatandaşın kelimesi kelimesine söyledikleri:
"Dostun kimse onun yanında durursun. Eğer ki dostsan, gerçek bir dostsa onun yanında durmalısın.
Bu ülke hepimizin ülkesi, hepimizin memleketi. Bu memleketin ekmeğini yiyor, suyunu içiyorsak, memleketimiz için de dimdik ayakta durmalıyız. Ki hepimiz bir araya geldik, dimdik durduk, tek yürek olduk.
15 Temmuz akşamı darbe girişimi sırasında dışarıdaydım. Duyunca son derece üzüldüm. Gelişmeleri televizyondan takip ettikten sonra, çağrı gelince de dışarı çıktım. Sabaha kadar sokaklardaydık. Memleketimizi savunmak da bizim görevimiz.
Farklı siyasi görüşten milyonlarca insan bir araya geldi, tek ses oldu. Farklı bir siyasi görüşe sahip olmama karşın CHP'nin 24 Temmuzu Pazar akşamı Taksim'de yapacağı mitinge eşim ve çocuklarımla birlikte, bayraklarımızı da alarak katılacağız. Önemli olan memleketimiz. Farklı siyasi görüşlerde, yapılarda olabiliriz fakat Türkiye bizim vatanımız, ülkemiz. Ülkemizi için de bir araya gelmeli, tek yumruk olmalı ve sonuna kadar da savunmak için her şeyi yapmalıyız."
"Türk milleti yenilmeyeceğini gösterdi"
Elinde bayrağıyla "Demokrasi Nöbeti"ne giden başka bir isimle görüşüyoruz. 64 yaşındaki Kemal Kaçmaz da az önce işinden çıkmış, elinde bayrağı "Demokrasi Nöbeti" için düşmüş yollara: "64 yaşımdayım. 1960 darbesinde de 8 yaşımdaydım, 12 Mart darbesinde askerdim, 12 Eylül 1980'de ise İstanbul'daydım. Fakat bu defa Türk milleti büyük bir başarı sağladı, tankların önüne yatarak, meydanlarda toplanarak... Türk milleti yenilmeyeceğini gösterdi. Bu müdahale, bence Amerikan emperyalizminin bir işgal hazırlığıdır. Türk Milleti, bir zafer kazandı. bileylendik, kolay yenilmeyeceğimizi dünyaya gösterdik.
15 Temmuz akşamı canlı yayın sırasında, "köprüler tutuldu" dendi. Anormal bir durum olduğunu anladık. Bir süre sonra da tepki konuldu.
Bu akşam da Taksim'e kadar gideceğim, demokrasi nöbetine. Şimdi işten çıktım, Taksim'e gideceğim."
"Kimse darbe girişimine cesaret edemez"

Doğma büyüme Ataşehirli esnaf Bülent Sümer de görüşlerini muhabirimize anlattı:
"Yaşım itibariyle darbelere çok tanık olmadım. Ama okuduğumuz ve anlatılan tarihten biliyoruz. Darbeyle gelecek yönetim ne kadar iyi olursa olsun, en kötü sivil yönetimden bile çok daha kötü olduğunu düşünüyorum. Bunun, sadece benim değil, ülkemizde yaşayan herkesin düşüncesi olduğunu düşünüyorum.
Cumhuriyet tarihinden beri, toplumumuzun atlattığı badirelerden olsa gerek çok çabuk bir araya gelebiliyoruz. Toplumumuz, birbirine kenetlenmeye çok uygun. En küçük yapıda, davranışlarda bir araya gelebiliyor. 15 Temmuz sonrası, hiç bir darbe girişiminin ülkemizde başarılı olacağına inanmıyorum. Kimse darbe girişimine cesaret edemez artık. 15 Temmuzdaki darbe girişimi insanların birbirine kenetlenmesini sağladı. Sağcısının, solcusunun, komünistinin, ülkücüsünün, en muhafazakârından en ateistine kadar herkesin tek yapıya, tek fikre inanmasının o yapıyı bastırması için yeterli olacağını düşünüyorum.
Bundan sonrası içinse, en iyi siyasi yönetimlerin olmasını diliyorum. Ilımlı bir siyaset izlenmeli."